ORTAKÖY TÜRKÜLERI Küçültülmüs Resim Büyütmek için Üzerine Tiklayin!
Bu bölümde yer alan türkülerin tümü Ortaköy ve çevresine ait türkülerdir. Söyleyeni belli olmayan ve halk arasinda agizdan agiza dolasan türkülerimiz, Anonim Halk Edebiyatinin güzide eserlerindendir. Ana sütü kadar saf, ana sütü kadar temiz bir Türkçeyle söylenen bu türkülerin bazilari notaya alinirken, bazilari da daha günyüzü görmemistir. Notalanan türkülerden iki tanesi, 'Güvercinim Süt Beyaz ve Dam Basinda Oturur' türküleri Türkiye çapinda ün yapmis, Güvercinim Süt Beyaz türküsü ayrica 1987 yilinda ülkemizde yilin türküsü seçilmistir. Türkülerin tamaminin kaynak kisi, derleyicisi, Emel DEMIRYÜREK'tir.
EMEL DEMIRYÜREK’IN BIYOGRAFISI
Emel DEMIRYÜREK 1955 yilinda Aksaray’in Ortaköy Ilçesinin Akpinar köyünde bes kardesin küçügü olarak dünyaya gelmistir.
Nüfusta kendinden bes yas büyük olanlar küçük yazilidir çocukluk arkadaslari yegenleri ilkokul arkadaslarinin tamamina yakini akraba çocuklaridir.Ilkokulu kendi köyünde ortaokul ve liseyi eski Ilimiz Nigde’de bitirmistir. 1960 li yillarin ortasinda henüz Ortaköy’de gazete satilmadigi gazete okuyanin pek bulunmadigi yillarda babasinin amcasinin oglu Ismail bey kendisine ilkokul ikinci siniftan itibaren gazete okutmaya baslamis dördüncü sinifta ögretmeni Tanzer KAYA kendisine gazete ve dergiler verip okutmus akrabasi Astsubay Ethem Bey romanlar okutmustur.
Babasinin amcasinin oglu Halil DEMIRYÜREK’in girdigi esir düstügü büyük taarruza (Kurtulus Savasi) katildigi anilarini dinlemistir aklinda kalan bir anisi:Halil amcam esir düsmüs bir yunan subayi parmaklarini göstererek -Türk, Kemal’in ordusu üç gün sonra geliyor Kemal buralari alacak demis umutsuzluk içerisindelermis üç gün sonra bakmislar ki düsman kaçiyor Halil amcam ve arkadaslari trene binip gelmisler yedi yerinden yaralandigini söylemisti 1976 Yilinda vefat etti Halil amcamin torunu Remzi DEMIRYÜREK1987 yilinda Ankara’da Muhabere okulunda askerlik yaparken TRT tarafindan çekilen Zuhal OLCAY ve Can GÜRZAP’in basrolünü oynadigi Atesten Günler filminde asker olarak rol almistir.
Babasi Ali DEMIRYÜREK’in 1940 li yillarin sonunda köylerinin muhtari iken basindan geçen olaylari dinlemistir. Bu olaylardan etkilenmis ilkokul besinci sinifta henüz onbir yasinda iken yazdigi siir ögretmeni Halil GÜVEN tarafindan Okulun duvar gazetesine asilmistir.
Nigde de okurken Ali ERCAN’in Karakas Gözlerin Elmas ve Nigde Türküleri kitabi ile 1967-1973 yillarinda basilan Nigde il yilliklarini okumus bu kitaplardan Aksaray’in ve Ortaköy’ün tanitilmadigini türkülerine yer verilmedigini Istatistiklerde usulen yer verildigini görmüs o yillarda belediye baskanlarinin tamamina yakini ilkokul mezunu Ortaköy’ün Belediye baskani Hikmet Sürmeli Gazetecilik Yüksekokulu mezunu oldugu halde Nigdeliler Ortaköy’e Gazetecilik yüksekokulu mezunu belediye baskanini yakistiramamis Hikmet SÜRMELI’nin adinin karsisina ilkokul bir baskasinin adinin karsisina gazetecilik yazilmis.
Babasinin Amcasinin oglu Nuri DEMIRYÜREK’in adinin köylerinin muhtari olarak yazildigi Nigde’li ve Bor’lu yazarlarin adinin yazilmasi hosuna gitmis Aksaray’lilarin yazilmayisina üzülmüs Il yilliklarindaki kaliteli kagitlarda ki bilgiler isimler çok hosuna gitmis bir gün bende Aksaray’in ve Ortaköy’ün türkülerini derleyecegim daha kaliteli kitaplarda yayinlayacagim Aksaray tekrar vilayet olacak bende böyle kitaplarda yer alacagim diye 12-18 yaslarinda hayal kurmaya baslamis kafasina koymustur.
1993 yilinda Aksaray’in Valisi Aslan YILDIRIM kendisinden izin isteyerek 1994 yilinda basilan Aksaray Il yilliginda eserlerinde genis yer verilmis 2000 yilinda yayinlanan Aksaray Il yilliginda devam etmistir. Aksaray türküleri kitabini derleyip yazmistir. Istanbul basinina 1975 yilinda Kelebek gazetesinde yayinlanan “Türk halk müzigi yetim mi?” Baslikli
bir makale ile baslamis Edebiyatimizda “Kelebekciler” olarak bilinen kusakta yerini almistir.
1976 yilinin sonundan 1999 yilinin ilk ayina kadar Kültür ve Turizm Bakanliginin Müzelerinde ve Kütüphanelerinde 22 yil bir ay memur olarak çalismis emekli olmustur. Binlerce kitap okumustur.
Folklor arastirmalarinin yanisira Siir, hikaye, ani spor, magazin, roman, haber, elestiri yazilari kelebek, Hasandagi, Ekspres, Yeni Aksaray, Uluirmak, Ortaköyün Sesi, Karamanin Sesi, Yeni meram, Yeni Konya , Nigdenin Sesi, Kirikkale, Yeni Karabük Fotospor, Vakit, Ortaköy Postasi gazetelerinde Türk folkloru Türk halk müzigi ve oyunlari Halay Gözlem Gülpinar Bizim Kusak Spor ve Cuma dergilerinde yayinlanmistir.
1986 yilinda ünlü türkücü Belkis Akkale‘ye Güvercinim süt beyaz ve Dambasinda oturur türkülerini vermis TRT Türk Halk Müzigi repertuarina 2889 ve 2885 Numaralariyla alinmis Bir yil liste basi kalan Güvercinim Süt Beyaz 1987 yilinda yilin türküsü seçilmistir. Müzik magazin dergisi muhabiri Nevzat ALTINOK Istanbul’dan gelen talimatla kendisiyle röportaj yapmis türkünün öyküsü, notasi biyografisi Belkis AKKALE ile Fotografi dergide yayinlanmistir. Derlemeci ve kaynak kisi olarak Tüm Türkiye’de taninmistir. TRT’nin radyo ve Televizyonlarinda Emel DEMIRYÜREK’ten alinan bir Aksaray türküsü Güvercinin Süt Beyaz ve Dambasinda Oturur anonslari tüm Aksaray ve Ortaköy halkini mutlu etmistir.
Bazi dedi kodulara neden olan Güvercinim Süt Beyaz ve Dambasinda Oturur türküleri için Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 9 Haziran 1988 tarih ve 1988/374 sayili karariyla türkülerin Emel DEMIRYÜREK tarafindan derlendigine Belkis AKKALE tarafindan notalandigina karar vermistir.
Emel DEMIRYÜREK Türkü zevkini çocuklugunda ilahiler ve Ürgüplü Refik BASARAN’in türkülerini okuyan, 29 Haziran 1996 yilinda vefat eden Annesi Ismehan Hanim ile 1990 yilinda vefat eden gençliginde birçok türkü yakmis dayisinin kizi Fadime Hanimdan almistir.Annesinin vefatindan dolayi dönemin Basbakani Erbakan ve Devlet Bakani Mehmet ALTINSOY köylerinin muhtari olan agabeyi Yunus Emran DEMIRYÜREK’e bassagligi telgraflari göndermislerdir.
Annesinden ve dayisinin kizindan aldigi türkü gelenegini yegeni Sibel Aydan’in 7. Sinifa giden oglu Ramazan BELPINAR’a tasimistir.sesi güzel olan küçük Ramazan halasinin derledigi ve tüm Aksaray Türkülerini saziyla çalip söylemektedir. Koyu bir Fenerbahçeli olan DEMIRYÜREK Fenerbahçe’nin Avrupa’dan kupa alacagina inanmaktadir.
GÜVERCINIM SÜT BEYAZ
Türkünün Hikayesi: Yolma Türküsü; Sevgilisi, nisanlisi veya esi askere giden bir genç hanim tarafindan yakilip, yayilmis. Mani sayisi pek fazla. Ben 6 sekizlik derlemistim, ayni zamanda Belkis AKKALE ile Mahmut HEKIMOGLU 1986 yilinda “Güvercinim” isimli bir filmde çevirdiler.
Kimden Alindigi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan : Belkis AKKALE
TRT Türk Halk Müzigi
Repertuari No:2889
1987 yilinda yilin türküsü seçilmistir. TRT repertuarinda 4 bölümlü, 8 misradir.
Türkünün Sözleri:
Güvercinim Süt Beyaz,
Gine geldi bahar yaz.
Kurban olam Allah’im da,
Seveni sevene yaz.
Ah Ninnayi ninnayi,
Gel oynayi oynayi da
Aslan gibi yârim var
Satin alir dünyayi
Yük altinda bulgurum
Oglan sana vurgunum
Çek elini elimden
Arpa yoldum yorgunum
Baglanti…
Yük altinda sarimsak
Bir ay bari sarilsak
Pusulalar geliyor
Güle güle ayrilsak
Baglanti…
Test’e koydum teleme
Kasin benzer kaleme
Ugrun ugrun severdim
Sen duyurdun âleme
Baglanti…
DAM BASINDA OTURUR
Türkünün Hikayesi: Bu türkünün sevilmesine Sereflikoçhisar’dan aldigimiz, Sariyahsi Ilçemizin Sipahiler Köyü nüfusuna kayitli sanatçimiz Gülsen KUTLU ile Nigdeli Fatma EGILMEZ TOPÇU sebep olmuslardir. Güvercinim Süt Beyaz ile birlikte 1980 yilinda Ortaköy’den derlenmistir. Ortaköy Ekecik, Bayiralti, Çimeli, Agaçören, Sariyahsi köylerinin 100 yillik türküsüdür.
Kimden Alindigi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: Belkis AKKALE
TRT Türk Halk Müzigi
Repertuar No: 2885
Türkünün Sözleri
Dam basinda oturur
Çikmis kapi süpürür
Senin o bakislarin
Beni bir gün bitirir
Oy niye yandim niye
Nasil aldandim niye
Hani sen benim idin
Sözünden döndün niye
Oturmus oya örer
Sokuda bulgur döver
Dönüpte bakmiyordu
Çoktan satilmis meger
Baglanti…
Enterem var dikleme
Içinden ilikleme
Beni sana vermezler
Bos kapiyi bekleme
Baglanti…
SÜLEYMANIN DAVARI TUZA AKISIR
(SÜLOGUN TÜRKÜSÜ)
Türkünün Hikayesi: Sereflikoçhisar ‘dan aldigimiz Agaçören ilçemizin Haci Ahmetli Tepe Köyüden Süleyman isminde bir genç çobanlik yapmaktadir. Köyün güzel kizlarindan Sultan ile nisanlidir.
Köyde dügünler genellikle Sonbahar aylarinda olmaktadir. Bu süre içerisinde Süleyman güttügü koyunlarin sahiplerinden parasini alacak. Ailesi de harmandan, bagdan, bahçeden, kalkan ürünlerini satip dügün masraflarini denklestireceklerdir.
Bu arada Sultan’in üvey annesi Sultan’a devamli baski yapmakta, onu agir islerde çalistirmaktadir. Ona kötü sözler söylemekte, geçimsizlik yaratmaktadir.
Sultan bu iskenceye dayanamaz, Süleyman’a kendisini kaçirmasi için yalvarmaktadir. Süleyman bu ise razi olmaz. Dügün yapmak istemektedir.
Sultan sonunda Süleyman’i yalvarip yakarip ikna etmeyi basarir. Bir gece kaçarlar. Ortaköy’ün Gökler Köyünün üzerindeki Harundagi’na çikarlar. Süleyman’in ailesinin bagi bahçesi de Harundagi’nin altindaki düzlüktedir. Iki genç gündüzleri Harundagi’nin etegindeki bag-bahçe isleriyle ugrasan ailesinin yanina inerler, yiyeceklerini içeceklerini alirlar, gece daga çikip kumlu bir yerde çalidan çirpidan yapilan aleyçikte yatarlar.
Aradan üç gün geçtikten sonra iki genç aksamüzeri, elbiselerini degistirip yikanmak için köye dönmeye karar verirler. Elele tutusup köye dogru kosarak gelirlerken, köylülerden birisi görür, hemen Sultan’in amcasina haber verir. Köyde Gâvur Eren diye anilan vicdansiz ve zalim bir insan olan Sultan’in amcasi bu olaya içerlemektedir.
Sultan’in amcasi hemen silahini alir, iki gencin girecegi Süleyman’in evinin avlusuna tuzak kurar, pusuda bekleyen Sultan’in amcasi silahini dogrultur ve bagirir;
—Kipirdamayin sizi yakarim der.
Iki gencin yalvarmalari yakarmalari bosunadir. Amca kararlidir.
Sultan:
—Amca ne olur onu vurma, beni vur diye aglar. Amca dinlemez, iki genç kaçmaya baslarlar. Amca silahini dogrultur Süleyman’i vurur.
Genç Süleyman’in ölümü köyü yasa bogar, köye otopsi için gelen Hâkim, Savci, Doktor da çok üzülür. Doktor Sultan’i muayene eder, Sultan’in üç gün önceden bakireligini kaybettigine dair rapor verir. Ayni Köyden Ismail YÜKSEL asagidaki agiti yakar.
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: 1983 yilinda Türk Halk Müzigi ve Oyunlari dergisinde ve Hamdi TANSES’in Öyküleriyle Notalariyla Halk Türküleri kitabinda yayinlanmistir.
Türkünün Sözleri
Süleyman’in (Sülogün) davari tuza akisir
Ne giyerse de Sultan’ima yakisir
Çifte bacisi da yola bakisir
Felek beni güldürmedi neyleyim
Yanildim da çiktim Harundagi’na
Aci kursun degdi ciger bagima
Benden selam söylen Ali dayima
Felek beni güldürmedi neyleyim
Annaçtan aldim da yemedim çagla
Gelin Sultanim sen durma agla
Küçük yasinda da karayi bagla
Felek beni güldürmedi neyleyim
Annaçta duruyor da agcalinin çalisi
Yenilmedi de lavgarlarin delisi
Karsida yatiyor yigit ölüsü
Felek beni güldürmedi neyleyim
Bir havasinan davari güttüm
Zalim emmine de kötülük mü ettim
Üç günlük gelini kimi emanet ettin
Felek beni güldürmedi neyleyim
Sultana giydirdim bogmali salvar
Yörü gidelim sultan derede el var
Sen ileri varda emmine yalvar
Felek beni güldürmedi neyleyim
Beni saklamadi da üç kovugun tasi
Dostlar yurdum oldu annacin* basi
Anadan karaydi Sultan’in kasi
Felek beni güldürmedi neyleyim
Talihsiz sultanim bana aglama
Ates atip cigerimi daglama
Küçük yasinda da karalari baglama
Felek beni güldürmedi neyleyim
NOT: *Annaç: Karsi demektir. *Bogmali Salvar: Uçkur kismi büzgülü anlaminda
HAYLADIDA YUSUF OGLAN HAYLADI
(KEZIBAN ILE NUH’UN TÜRKÜSÜ)
Türkünün Hikayesi:
1940’li yillarda Sereflikoçhisar’dan aldigimiz Agaçören ilçemizin Dadilar Köyünde Nuh adinda bir eskiya varmis.
Nuh’un astigi astik, kestigi kestik, hirsiz, irz düsmani birisiymis. Her köyde adami varmis. Köylerden öküz, koyun gibi mallari çalar, Nuh’a verir, geri kurtarmak için haraç verirlermis. Sereflikoçhisar ile Ortaköy’ün köyleri birbirine çok yakindi. (1989 yilinda Aksaray’in Vilayetligi için yapilan taksimatla 36 köy Aksaray’a baglandi, 2 tanesi ilçe yapildi.)Bizim Köy de Nuh’un kolculugunu Nafiz amca yaparmis. Babamdan çekindigi için ve babam Muhtar oldugu için babamin öküzlerini vermezmis. Babam bir gün Nuh ile karsilasir.
-Ulan Çolak Ali senin öküzlerden vergimizi alamadik neden der. (Babamin bebekken eli yanmis) Babam da girgirina;
—Köyün Killibas mevkiinde sizin asagi ve yukari yol üzerinde 20’ser dönüm 2 tane tarlam var. Öküzler orada yayilir götür der. Agabeyim tarlayi üçlemis.
Nuh bir gün babamin öküzlerini çalip giderken öküzün biri bizim köyün arazisini geçerken duraklamis. Nuh varip öküzün sirtina vurunca öküz bir çifte atmis, Nuh oldugu yere düsüp bayilmis, öküzler dönüp gelmisler, bir daha da götürememis.
Nuh’un bu kötü huylari devam ederken; Ortaköy’ün Gökler Köyünden evli bir kadini gözüne kestirmis. Oysa Nuh kendisi de evliymis. Gökler Köyü halki durumu bildigi için kadina göz kulak oluyorlarmis. Nuh Kezban ismindeki bu kadini kaçirabilmek için 2 yil Gökler Köyüne sik sik ugramis, fakat firsat bulamamis.
Bir ara Kezban’in kocasi Abdurrahman Bey birisini vurarak hapise düsmüs, köylü yine de Keziban’i koruyormus. Bir yaz günü köylü yabana is görmeye çekilirken Kezban’in kocasi Abdurrahman Beyin amcasinin oglu Hüseyin Bey’e silah vererek Kezban’i beklemesini söylemis. Yaninda iki kadin ve Kezban’in tarlada çalismaya giden kayinbiraderinin çocugunu da birakmislar.
Nuh bizim köyden Haci Niyazi Amcayi, kendi köyü Dadilardan Öksüz Dede amcayi ve 2 kisi daha yanina alarak bir yaz günü halk bagda tarlada çalisirken köyü basar. Hüseyin amcayi (kuzenim olur direk yazarsam tepki alirim) baglarlar, kadinlarin çok çaba sarfetmesine ragmen Kezban’i kaçirirlar. Daha sonralari babam dâhil, Ortaköy ve Sereflikoçhisar’in köylerinin muhtarlari Nuh’u Ankara’ya sikâyet etmis. Bir Binbasi gelerek muhtarlardan ve halktan aldigi bilgiler üzerine Nuh’u mahkeme’ye vermis. Daha sonra Nuh Ankara’ya mahkemeye giderken kamyondan düserek ölür. Nuh’un ölümünden sonra Kezban’i, kaçirdiklarinda yardimcilik yapan Öksüz Dede amca alir. Olay üzerine 1990 yilinda vefat eden dayimin kizi kara Fadime abla bu türküyü yakar… Kezban Hanim Eylül 2004’de vefat etmistir.
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: 1983 yilinda Türk Halk Müzigi ve Oyunlari dergisinde ve Hamdi
Tanses’in Öyküleriyle Notalariyla Halk türküleri kitabinda yayinlanmistir
Türkünün Sözleri
Hayladida Yusuf oglan hayladi
Kaynim karisinin çocugu agladi
Emmimoglu boz belleri boyladi
Degme dayim degme çoktur kederim
Kuma üstü imis benim kaderim
Bilal’larin bahçesinde gül ireyhan ekili
Top top olmus Keziban’in kekili
Hüseyin oglanda su odanin vekili
Degme dayim degme çoktur kederim
Kuma üstü imis benim kaderim
Yukardan da dogar ikindin günü
N’ettin Kezibanim al fike donu
Allah versin hapistane ömürü
Degme dayim degme çoktur kederim
Kuma üstü imis benim kaderim
Kapimiza kara kilit astilar
Gece kollayip gündüz bastilar
Hapisteki nazli yâri bana kestiler
Degme dayim degme çoktur kederim
Kuma üstü imis benim kaderim
Gökler ile Dadilar’in arasi
Arasina bozdumanlar durasi
Iy’oldumu Keziban’in yarasi
Degme dayim degme çoktur kederim
Kuma üstü imis benim kaderim
Melek bacim dedim siktim kolundan
Asamadim su muslugun belinden
Dayim beni kurtar Nuh’un elinden
Degme dayim degme çoktur kederim
Kuma üstü imis benim kaderim
Ortaköy yolunu arsinlamali
Gelen atlilari karsilamali
Hiç durmadan Koca Nuh’u kursunlamali
Degme dayim degme çoktur kederim
Kuma üstü imis benim kaderim
Söylen kaynanam Ese’ye çekmecemi açmasin
Görümcem Yeter el yerimi seçmesin
Deyinde Nazli yâre benden geçmesin
Degme dayim degme çoktur kederim
Kuma üstü imis benim kaderim
NOT: Haylamak: Bagirip, Çagirmak, Bozbel: Mevkii Adi, Alfike : Kirmizi Renkli Kadin Salvari, Elyeri : Ufak Tefek Esyalarin Konuldugu Yer
SANDALYEYI SANDALYEYE ÇATTILAR
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: Yok.1984 yilinda Halay dergisinde yayinlanmistir.
Türkünün Sözleri
Sandalyeyi sandalyeye çattilar
Topçulari Erzurum’a attilar
Ölümünen ayriligi tarttilar
(Ayrilik ölümden yüz dirhem fazla) 2
Aynami saçima baglayamadim
Kan doldu gözüme agliyamadim
Ne zor imis Hökümetin emiri
(Bir gece yanimda egliyemedim) 2
Irmak kenarinda balik avlarim
Sandalyeyi ak odaya baglarim
Eller yâri ile gelip geçtikçe
(Elimi koynuma sokar aglarim) 2
Irmak kenarinda bükülür gider
Zülüfü gerdana dökülür gider
Bir yigitte sevdigini almazsa
(Ah ettikçe ömrü sökülür gider) 2
Irmak kenarina gerdim urgani
Üstüme attilar gurbet yorgani
Sag olurda ben silama varirsam
(O zaman kes anam yedi kurbani) 2
Ak gülümü camekânda görmüsler
Siyah saçi sirma ile örmüsler
Rüyamda da seni bana vermisler
(Uyandiydim hayal degil düs imis) 2
Denize tas atma tas batip gider
Gurbete kiz verme yâd olur gider
Anayi babayi terk eder gider
(Bir daha göreyim göremem gayri) 2
KINA TÜRKÜSÜ
Türkünün Hikâyesi: Yok
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: Yok
Türkünün Sözleri
Kinacilar çay basina dizilir
Kinayi görünce benzim bozulur
Anasi kizindan bugün yozulur
Eyvah kizlar ben anama doymadim
Doya doya havasimi almadim
Gelin geldim ben disari çikayim
Geldigim yola dogruda bakayim
Anami babami nasil yikayim
Eyvah kizlar ben anama doymadim
Doya doya havasimi almadim
Kiz seni göçürürler bugün yurdundan
Anan baban bakakalir ardindan
Bir kardasin del’olur derdinden
Eyvah kizlar ben anama doymadim
Doya doya havasimi almadim
Yorganimi bagladilar peceden
Kulagima bir ses gitti inceden
Anam çeyiz hazirliyor geceden
Eyvah kizlar ben anama doymadim
Doya doya havasimi almadim
Kinacilar gelin geçin oturun
Sagima soluma yastik getirin
Ben hastayim ben anama götürün
Eyvah kizlar ben anama doymadim
Doya doya havasimi almadim
Atimi getirin binek tasina
Elim erismiyor eger kasina
Çagirin gelsin bir tek kardasina
Eyvah kizlar ben anama doymadim
Doya doya havasimi almadim
NAZIK TÜRKÜSÜ
Türkünün Hikâyesi: Yok
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: Yok
Türkünün Sözleri
Atina’nin abasi
Çifte yanar lambasi
Üç yavrumu atmazdim
Zalim idi babasi
Nazik, genç ömrüne yazik
Atina’nin otlari
Çaliniyor utlari
Yavrum diye emzirdim
Gögsümdeki sütleri
Nazik, genç ömrüme yazik
Atina’nin hamami
Yesil çikar dumani
Kimselerden süphem yok
Öldürsünler imami
Nazik, genç ömrüme yazik
Atina’ya ben vardim
Memlekete san verdim
Çocuklari atarken
Gözlerimi yumuverdim
Nazik, genç ömrüme yazik
Gidin bulutlar gidin
Krala selam edin
Çocuklari sorarsa
Denizi tarif edin
Nazik, genç ömrüme yazik
HASIM’IN TÜRKÜSÜ
Türkünün Hikâyesi: 1969 yilinda bizim köyün muhtari Hasim Karanfil, Nuri amcanin oglu. Muzaffer abi tarafindan çevrenin doldurmasi ile vurularak öldürülür. 1983 yilinda Mustafa abi evi satinca H….’nin karisi ortaya kan koyacakti. Evden ayrilacaktim. Mustafa abi Haci R….’nin evinin bir bölümünü tutalim dedi. Haci R…..’ye söyleyince; emmiyin ogullari gelirse, dedi. Bak sen! Nuri amcamin ogullari niye gelsin ki! Demek ki, onun evine arasira geliyorlarmis.
1987 yilinda bir sebepten dolayi bir tüfek alip, ruhsat çikardim, Aksaray’dayim. Giderken tüfegi götürdüm. Mustafa agbinin çocuklari;
-“Emel abla bir at” dediler, attim. Ablam da onlarin evinin yaninda oturuyor. Haci R…. bunu görüyor, derhal enisteme haber veriyor. Bu geri zekâliya göre ben; güya tüfegi ablama atmisim, enisteme öyle söylüyor. Enistem eve gelip kizip gidiyor, yüzüme tik diyemezdi.
Haci R. Hasim Karanfil’in yegeni oluyor. Hasim amcayi muhtarligi birak diye sikistiriyorlar. Bu sahis bizim sülaleden güya amcasinin intikamini almak için beni hedef gösteriyor. Olaydan 20 yil sonra Hasim Karanfil’in kizinin biri de sürekli arkamdan benimle ugrasirmis. Onunkini de; ben 7–8 yaslarindayken akli ermez sanarak annemin kocabasini çaldigini anneme söyledigim için, babasini da sanki ben öldürmüsüm gibi. Bunlari ayri bir kitabim da yazacagim. Hasim amcanin esas katilleri baskalari, baska bir kitabim da teshir edecegim.
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: Yok. 1984 yilinda Halay Dergisinde yayinlanmistir.
Türkünün Sözleri
Bu yil getiremedim bahari yazi
Durmasin aglasin Dervis’in kizi
Alnima yazilmis bu kara yazi
Küstüm yavrularim gelemem gayri
Ortaköy’den çiktik sagdir selamet
Öz’e gelince koptu kiyamet
Yedi yavrum Ayse sana emanet
Küstüm yavrularim gelemem gayri
Sabahleyin erken sela verildi
Dervis’in kizi da agliyarak yoruldu
Hasim’in cesedi yere serildi
Gittim yavrularim gelemem gayri
Sabahleyin kalktim hava bulanik
Cümle âlem uyku da uyanik
Benim gönlüm her dertlere dayanik
Gittim yavrularim gelemem gayri
Üstüme yüklediler Koçhisar tuzu
Attim içerime meseden közü
Odasina vardim yedi tane kuzu
Gittim yavrularim gelemem gayri
OSMAN’IN AGIDI
Türkünün Hikâyesi: 1925 dogumlu Babamin amcasinin oglu Osman amcam, 1950 yilinda henüz 25 yasinda iken karisi Fadime Halanin Balciya küs gittigini duyunca tarla da kalp krizi geçirerek ölür. Demek ki, oglu Kemal Agbi 2 yasinda falanmis. Adini 9 yil sonra dünya’ya gelen Ismail amcamin oglu Osman’a koyarlar. Osman simdilerde Halk Bankasinda Seftir. Uzun süreden beri Almanya’da yasayan Kemal agabeyin de Osman isminde bir oglu varmis.
Osman amcamin ölümüne dayanamayan Ismail amcam bir Halk Ozani buldurur, agit yaktirir. Kizi Sedef Abla ile ilgili bir aci hatirada benim çocuklugumda kafamda gezer durur. Ismail Amcamin ozana yaktirdigi agit:
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: Yok
Türkünün Sözleri
Aci poyraz Göbek dagini boyladi
Üç yavrumda babam diye agladi
Fadime gelinde karalari bagladi
Bu dert beni delik delik deliyor
Cigerimi bölük bölük bölüyor
Sabahleyin kalktim tarla bölmeye
Azrail gelmis canim almaya
Gelmis komsular kefen sarmaya
Bu dert beni delik delik deliyor
Cigerimi bölük bölük bölüyor
Evime getirdi Sadigin Ali
Osman’in basina birikti ahali
Iste ben gidiyom dünyanin hali
Bu dert beni delik delik deliyor
Cigerimi bölük bölük bölüyor
Bir sanci geldi de büküldü belim
Halimi söylemeye tutmadi dilim
Yanima gelmedi muhannet yârim
Bu dert beni delik delik deliyor
Cigerimi bölük bölük bölüyor
EVIMIZIN ÖNÜNDEN BIR ATLI GEÇTI
Türkünün Hikâyesi: Yok
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: Yok. 1984 yilinda Halay dergisinde yayinlanmistir.
Türkünün Sözleri
Evimizin önünden bir atli geçti
Gümüs igne ile derdimi desti
Aglamayim dedim içerim costu
Ana beni niye verdin yabana
Veremedinmi köyümüzde çobana
Ellerin devesi gider gider geç gelir
Yayilir yayilir karni aç gelir
Eller dillestikçe bana güç gelir
Ana beni niye verdin yabana
Veremedinmi köyümüzde çobana
Yâdlarin çesmesi acidir aci
Kimine kardas dedirtir kimine baci
Ellerin sözüde zehirden aci
Ana beni niye verdin yabana
Veremedin mi köyümüzde çobana
Karalara boyamissin donunu
Gurbetlere dördermissin yönünü
Niye verdin anam bir tek yavrunu
Ana niye verdin yabana
Veremedin mi köyümüzde çobana
Karsi bagda karsi baga bakiyor
Arasinda kizilirmak akiyor
Atesleri cigerimi yakiyor
Ana beni niye verdin beni yabana
Veremedin mi köyümüzde çobana
ASAGIDAN GELIN GELEN GEL BERI
Türkünün Hikâyesi: Yok.
Kaynak Kisisi: Emel DEMIRYÜREK
Notaya Alan: Yok. Aksaray’in, Nigde’nin ve Konya’nin gazetelerinde 1985 yilinda yayinlanmistir.
Türkünün Sözleri:
Asagidan gelin gelen gel beri
At basimdan alli pullu çemberi
Senin yar olmaya gönlün yok ise
Dostum ile düsman etme sen beni
Asagidan gelin gelen yar
Bulamadim senin gibi güzel yar
Birincisi beni elinden alirlar
Ikincisi koyun olun melen yar
Asagidan gelirim elim bos degil
Eglen biraz konusa